|
TARİFSİZ
AŞK
Sevgiyi ilk
tattığımda 16 yaşındaydım. Tarifsiz bir aşkla seviyordum. Delicesine,
riyasız, metfaatsiz ve saf bir sevgiyle bağlanmıştım ona. Üç yıl
devam etti...
Şehir dışına çalışmaya
giderdi, kahrolurdum. Özlemiyle yanıp tutuşurdum. Yokluğunsda
boynuna sarılmayı, sıcaklığını içime çekmeği hayal ederken karşımda
belirdiimde bütün düşüncelerim uçardı aklımdan. Bir köşede o bir
köşede ben otururduk ve sadece göz göze bakışarak giderirdik özlemimizi.
Bu bile bize yeterdi.
Sonra hayatımın en
berbat günü geldi bana bir başkasıyla evleneceğini söylediğinde
bütün aşkım, bütün umutlarım, bir kaç saniye içinde bir deprem
misali yıkıldı gitti. Geride küllerini bıraktı, yüreğimde yanan
kor oldu. Her geçen gün yakıyor canımı, acıtıyor ruhumu ama elimden
hiç bir şey gelmiyor.
Beni sırtımdan vurmasına
rağmen ona kızamıyorum Aksine daha çok seviyor, daha çok özlüyorum.
Aşkımıza ağlıyorum. Herkese onu unuttuğumu söylüyorum. Ama yalan...
Bunları size anlatırken bile yüreğim yanıyor, gözlerim doluyor,
bedenim acıyla inliyor.
Çevremde beni seven
insanlar da var. Ama yüreğimde o varken bir başkasını nasıl bakarım?
Bazen ölmeyi düşünüyorum. Ama biliyorum ki ölüm hiç bir şeye çare
olmuyor. Hem ölsem kimler ağlar ardımdan? Uğruna öldüğüm insan
mı? Asla.. Anam ağlar, babam ağlar, canımdan parça olan kardeşim
ağlar. Onların suçu yok ki ölümden onları yasa boğayım?
Ölmedim ama yaşamıyorum
da. Onun yerine kimseyi koyamıyorum, ondan başkasını sevmeyi istemiyorum.
Sürünüp gidiyorum...
Rumuz: Asu
|