|
DUYURU: NOT: --> SOHBET ETMEK iCiN SOL YANDA SOHBETODASI YAZAN YERi TIKLAYIN VEYA ARADIGINIZI TAM BULABiLMEK iCiN SOL YANDA ANASAYFA YAZAN YERi TIKLAYIN! Www.ChatSepeti.Com Sunar...| AŞK MI? MANTIK MI?
Bir
evliliğin yürümesi için hangisi gerekli? Aslında bu konu biraz karışık.
Sadece aşk bir evliliğin yürümesi için yeterli değil. Demek ki ortasını
bulmak gerek...
Evliliğin
en temel nedeni aşk olmalı. Bu konuda hiçbir şüphe yok. Ama evlilik
aşktan öte bazı şeyler ister. Çünkü çok uzun solukludur. Bu yüzden başta
duyulan heyecanlar zamanla yerini başka şeylere bırakır. Bunu olgunca
kabul edenler için sorun yok. Onlar, aşktan sevgiliye yumuşak bir geçiş
yapıp evliliklerini bu çerçevede daha uzun yıllar sürdürebilir. Ama
ya kabul edemeyenler.
Eşlerden
biri ya da her ikisi bu olgunluğa erişememişse, kendini eğitememişse
ve evliliğin yanı sıra başka hiçbir uğraşı yoksa o zaman aşktan sevgiye
geçişi bir türlü kabullenemeyecektir. Evlilikte derinden sarsılacaktır.
Zaten boşanmaların büyük çoğunluğu aşkların parlayıp söndüğü ilk 5 yıl
içinde gerçekleşmektedir. En sık görülen boşanma nedenlerinden biride
aslında heyecanın bitmesidir.
Ruhsal
Doyum Şart
Aşk bir
boyutuyla aşık olunan insanın temel ruhsal ve duygusal gereksinmelerini
sevgilisinde doyurması demektir. İnsan bu gereksinmelerinin ne olduğunu
tam olarak bilmese bile bir doyum duygusu tadar. Evlilik süresince çoğu
zaman farkında bile olunmadan bu duygusal gereksinmeler değişir. İşte
eşlerden birinin bu değişimi anlamaması duyarsız ve tepkisiz kalması,
bir boşluk duygusunun doğmasına yol açacaktır. Ruhsal gereksinmeleri
tam olarak karşılanmayan eş kendisinin bir yerde eşinin ise başka bir
yerde olduğunu düşünür.
Bazı şeyler
bir gün şaşılacak bir biçimde aralarında konuşulacak hiçbir şey kalmadığını
fark eder. Diğer dostlarıyla konuşmakta zevk aldıkları konuları eşlerine
açmak, onları tartışmak gelmez içlerinden. Bu başlangıçta heyecanın
sağlam bir arkadaşlıkla desteklenmemiş olduğunun göstergesidir.
Çocuk
Kurtarır mı ?
Çocuğun
evlilik için kurtarıcı fikri son derece yanlış. Ancak evliliğin başka
bir boyuta geçmesini sağladığı da gerçek. Çocuk mutluluk verebileceği
gibi evlilik içinde ki sorunları artırabilir de... çocuk doğana kadar
serbest kaygısız bir yaşam sürdüren çiftler bir den bire ağır bir sorumluluğu
yüklenince sıkıntı duyabilir, hatta ruhsal çöküntü içine de girebilirler.
Çocukla
birlikte gelen bir başka sorunda özellikle kadında yaşanan cinsel isteksizliktir.
Kadının kendini çocuğa adaması, eşini ihmal etmesi, evde aradığı ilgiyi
bulamayan erkeğin gözünü dışarı dikmesi anlamına gelir. Bu da kaçınılmaz
bir sonuç doğurur aldatma... elbette bu cinsel soğukluk sadece kadında
yaşanmaz. Erkekte eşinin hamilelikten sonra bozulan vücudunu kabul etmekte
zorlanabilir. Bu durumda yapılması gereken çocuk yapma kararını birlikte
almak ve en iyi zamanı kollamaktır. Sonuçların iyice düşünüp buna eşlerin
birbirini hazırlaması gerekir.
Bencilliğin
Sonucu
Bencillik
ve hoşgörüsüzlük de boşanmanın en büyük nedenlerindendir. Eşlerden birinin
diğerini ihmal ederek kendi başına yada arkadaşlarıyla eğlenmesi en
çok şikayet konusu olan noktalardan biridir. Bu daha çok kadınların
yakındıkları bir sorundur. Burada önemli nokta kişinin karsına ya da
kocasına sadece bir eş olarak değil aynı zamanda bir sosyal varlık olarak
da görebilmesidir. Bir eşi sadece evin ekmeğini kazanan adam yada ev
kadını ve çocukların annesi olarak görmek sonunda evliliği çıkmaza sokar.
Cinsellik
Çok Önemli
Bir evliliğin
yürümesinde en büyük etken cinsel uyumdur. Birbirini anlayan eşler arasında
cinsellik önemli bir sorun çıkarmaz. Evlilik aynı zamanda karşılıklı
cinsel eğitim süreci olarak da görülebilir. Zaman içersinde kadın ve
erkek birbirinin cinsel eğilim ve kapasitelerine uyum gösterebilir.
Cinsel uyumsuzluk çoğu zaman başka bir anlaşmazlığın sonucudur. Kadın
ve erkek cinsel birleşmeyi reddederek birbirinden öç alırlar.
Sonuçta
aşkla başlayan evliliğin akıl çerçevesine oturtmakta fayda var. Sevmediğiniz
biriyle evlenemezsiniz. Yada sırf aşıksınız diye sizinle yaşam tarzı
hiç uymayan biriyle aynı evi paylaşamazsınız...
|