|
DUYURU: NOT: --> SOHBET ETMEK iCiN SOL YANDA SOHBETODASI YAZAN YERi TIKLAYIN VEYA ARADIGINIZI TAM BULABiLMEK iCiN SOL YANDA ANASAYFA YAZAN YERi TIKLAYIN! | GİZEM SAÇMALIĞI
Bir 'gizem' takıntısıdır
gidiyor. Gizemli olmak bir erdemmiş gibi sunuluyor insanlara. Duygularını
saklayan içindekileri dışarıya vuramayan insanlar el üstünde tutuluyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Karşınızda
aşkından neredeyse yataklara düştüğünüz biri var. Ve ona 'Seni Seviyorum'
diyemiyorsunuz. Kabus gibi bir şey bu...
Ben onları
'takıntılı hasta insanlar' olarak görüyorum. Mutlaka bir eksikleri vardır.
Bu eksikleri gidermenin en iyi yolu da kendilerince 'gizemli' davranmakta
bulmuşlardır. Hayat boyu aynı tiyatro oyununda o küçük rolü oynamak
için çabalayıp durdular işte.
Birde
duygularını saklamayan benim bu özelliklerimden dolayı 'en cesur kişi
olarak' tanımladığım insanlar var. Aşkını, sevdasını, umudunu, hayalini,
kısacası her şeyini sözcüklerle dile getirebilen insanlar...
Ne
kadar rahatlar...
Çünkü
onların kendilerine güvenleri tam. Söyledikleri her şeyin arkasında
durabilme erdemine sahipler. Hesap yapmadan içlerindeki her şeyi dile
getirebilirler. Yaşadıkları her şeyin sorumluluğunu almayı bilirler.
Duygular,
coşkuyla yaşanır içte kalan, dışarı vurulmayan her duygu, bir süre sonra
insan için bir silaha dönüşür. Ağlamanız gerektiği yerde ağlayın. Gülmeniz
gerektiği yerde gülün. Çünkü siz insansınız. Duyguları yok sayamazsınız.
Böyle
davrandığınız için sizi eleştirenlere de gülüp geçin. Onlardan üstün
olduğunuzu hiç unutmayın. Duygularınızı dile getirdiniz diye kimse sizi
yargılayamaz.
Sevdiğim
bir söz var: Körler onları görmese de yıldızlar vardır... Bırakın onlar
görmesin. Ama siz başınızı gökyüzüne çevirin ve bakın. Sonra da kendi
yıldızınızı seçin.
|